ehl-i hizmet

Anlamadığım kelimelerden biri de halkçılık. Ne halkçılığı? Halk kim? Halkçıyım demek halktan değilim demek. Ama lütfen tahtımdan iniyor ve o pespaye, o betbaht insanlara yaklaşıyorum. Aman efendim kerem buyuruyorsunuz!

Halk Partisi kurtla kuzuyu, insanla sırtlanı bir çuvala koyan madrabazlar kumpanyası. Kime karşı Halk Partisi? Kime karşı halkçı?

Halkçılık halkın sırtına binen bir avuç aydının uydurduğu bir mit. Oğlancı gibi. Halkın ırzına geçmek için halka hulus çakan açık gözlerin yaftası.

Halk Partisi tarihinin hangi merhalesinde halk için çalıştı, halktan olmayanlarla mücadeleye girişti? Halktan ne anlıyordu? Alt yapı feodal. İkibin yıldan beri değişmeyen, kendi küçük dünyasında hep aynı dertlerle başbaşa, geniş bir kalabalık. O kalabalıktan kopan hiçbir çilesi, hiçbir dâvâsı olmayan bir Halk Partisi. Bir nevi ur.

Ve ona da, rakkas gibi kalabalıkla Halk Partisi arasında gidip gelen diğer partiler.

momo33me:

An all too familiar scene these days..Palestine

miftahulsema:

Bu sene, Dünya’da Ramazan Gazze’de şehid bayramı..

miftahulsema:

Bu sene,
Dünya’da Ramazan
Gazze’de şehid bayramı..

Mesele bir millet, bir topluluk olmaktır. Birbirimizi sevmeyen bir ülkeyiz. Herkes herkese düşman, kimse kimseyle konuşmuyor. Herkes herkesten korkuyor, herkes herkese şüpheyle yaklaşıyor.
Parça parça olmuş bir millet halindeyiz. Bugün reaite olarak bir Türk Milleti’nden söz edilebilir mi? 

Millet demek müşterek inanç demektir. Bizim hiçbir müşterek inancımız yok. Kendi şahsiyetimiz yok. Bu itibarla bütün mesele şuurlanmak, bütün meselelere açık olmak, bütün meselelere açık olurken de sırtını bir kaleye dayamak: ŞAHSİYET KALESİNE, TARİH KALESİNE!

Mesele bir millet, bir topluluk olmaktır. Birbirimizi sevmeyen bir ülkeyiz. Herkes herkese düşman, kimse kimseyle konuşmuyor. Herkes herkesten korkuyor, herkes herkese şüpheyle yaklaşıyor.
Parça parça olmuş bir millet halindeyiz. Bugün reaite olarak bir Türk Milleti’nden söz edilebilir mi?

Millet demek müşterek inanç demektir. Bizim hiçbir müşterek inancımız yok. Kendi şahsiyetimiz yok. Bu itibarla bütün mesele şuurlanmak, bütün meselelere açık olmak, bütün meselelere açık olurken de sırtını bir kaleye dayamak: ŞAHSİYET KALESİNE, TARİH KALESİNE!

huray-katre:

dunyabizedortduvar
cayyas
katre-hanimlar (çok başka çoook :) )
kafdagininprensesiii
sumeyyekatre
sukutumuncigliklari
pinhanss
yeryuzumirascisi
sarikligenc
yanlisanlamadaustumeyok
cevabinibulursanbanadasoyle
vaynak
mektebisuffa (ekibimi de bi başka seviyorum)

Madem dünyanın gafletkârane gülmeleri, böyle ağlanacak acı hallerin perdesidir ve muvakkat ve zevale maruzdur; elbette bîçare insanların ebedperest kalbini ve aşk-ı bekaya meftun olan ruhunu güldürecek, sevindirecek, meşru dairesinde ve müteşekkirane, huzurkârane, gafletsiz, masumane eğlencelerdir ve sevab cihetiyle bâki kalan sevinçlerdir. Bunun içindir ki, bayramlarda gaflet istilâ edip, gayr-ı meşru daireye sapmamak için, rivayetlerde zikrullaha ve şükre çok azîm tergibat vardır. Tâ ki; bayramlarda o sevinç ve sürur nimetlerini şükre çevirip, o nimeti idame ve ziyadeleştirsin. Çünki şükür, nimeti ziyadeleştirir, gafleti kaçırır. Bediüzzaman