Dünya madem fânidir, değmiyor alâka-i kalbe......
Enkara putların saldırısında
Yurdumunki alnı ay gibi aktır…
Anamı sorarsan Büyük Doğudur
Batıki sırtımda paslı bıçak…

Enkara putların saldırısında
Yurdumunki alnı ay gibi aktır…
Anamı sorarsan Büyük Doğudur
Batıki sırtımda paslı bıçak…

Biz kimseye kin tutmayız
Ağyar dahi dosttur bize
Kanda ıssızlık var ise
Mahalle vü şardır bize

Adımız miskindir bizim
Düşmanımız kindir bizim
Biz kimseye kin tutmayız
Kamu âlem birdir bize

Vatan bize cennetdürür
Yoldaşımız Kak’dürür
Hak’tan yana yönelicek
Başka yollar dardır bize

Dünya bir avrattır karı
Yoldan iltir niceleri
Sürün gitsin öyleleri
Onu sevmek ardır bize

Dünya haramdır haslara
Helal olmuş nekeslere
Biz dünyayı dost tutmayız
Ol dünya murdardır bize

Yunus eydür Allah deriz
Allah ile kapılmışız
Dergâhına yüz tutuban
Hemen bir ikrardır bize

Biz kimseye kin tutmayız
Ağyar dahi dosttur bize
Kanda ıssızlık var ise
Mahalle vü şardır bize

Adımız miskindir bizim
Düşmanımız kindir bizim
Biz kimseye kin tutmayız
Kamu âlem birdir bize

Vatan bize cennetdürür
Yoldaşımız Kak’dürür
Hak’tan yana yönelicek
Başka yollar dardır bize

Dünya bir avrattır karı
Yoldan iltir niceleri
Sürün gitsin öyleleri
Onu sevmek ardır bize

Dünya haramdır haslara
Helal olmuş nekeslere
Biz dünyayı dost tutmayız
Ol dünya murdardır bize

Yunus eydür Allah deriz
Allah ile kapılmışız
Dergâhına yüz tutuban
Hemen bir ikrardır bize

muezzinn:

Kenar-ı Dicle’de bir kurt aşırsa bir koyunu,

Gelir de adl-i İlahi sorar Ömer’den onu .

Mehmed Âkif Ersoy

"Bir Filistin vardı, bir Filistin gene var!"
noktaadam:

Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde, 
Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu 
Varıp eşiğine alnımı koydum. 
Sanki bir yer altı nehir çağlıyordu. 

Ağlıyorsun… O taş duvarlar ağladıkça, bu ürkek yürekler kanıyor. Çığlıklar duyuluyor şehirden. Babasını ellerinden ve dünyasından söküp alırlarken ‘arün leküm(yazıklar olsun hepinize) ’ diyor bir küçük kız. Kulağımda yazıklar olsun nidası çınlıyor. Kızıla boyanıyor toprağın. Kudüs mahşer alanı! ..Sana çıkacak tüm yolların ucunu, hunharca bir çıkmaza düğümlediklerini izliyorum… Oysa sen, üç semavi dinin kutsal mekanındasın! Akıllara durgunluk veren bir mekan. Yahudilerin birçok mabed kurduğu, Hz. İsa’nın doğduğu, Arabistan’dan hiç çıkmadığı halde, Hz. Muhammed(sav) ‘in Miracın olduğu mekan! Nasıl kan toprakların? ! …Sitemlisin, dargınsın…Söyleniyorsun: 

Gözlerim yollarda bekler dururum. 
Nerede kardeşlerin diyordu bir ses 
İlk kıblesi benim ulu Nebi’nin 
Unuttu mu bunu acaba herkes? 

Ruhum kamburlaşıyor. Utanıyorum yüzüne bakmaya… Bu sitem rüzgara yazıyor kendini. Rüzgar uğrak veriyor her kente… Bekliyorsun, beklediğini haber veriyorsun… Birden kapım çalınıyor: ’ Yüceliğinde sınır olmayan O (Allah) ki, kulunu geceleyin, kendisine bazı alametlerimizi göstermek için(Mekke’deki) Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götürdü…’ (isra,1) İki mukaddes mekan arasındaki bir rabıtadan bahsediyor.Mescid-i Aksa! Mekke’nin ‘Mescid’ olmasi gibi ‘Mescid’. Yani secde edenlerin kiblesi.Titriyorum… Aksa! Yani Mekke’den en uzaktaki Mescid. Unutulmadın diyorum. Unutulmuyorsun…Sen, üzerinde iğreti de dursa bir tebessümle devam ediyorsun: 

Hani o günler ki binlerce mü’min 
Tek yürek halinde bana koşardı 
Hemşehrim nebiler hatrı için 
Cevaba erişen dualar vardı. 

Hala dualar var… Açık avuçlar, yaşlı gözler ve yıkık dökük cümlelerle… Nebiler diyarına dualar gönderiliyor sağnak sağnak! ? Yüce Allah’in insanlari dogru yola iletmeleri üzere görevlendirdigi peygamberlerin birçogunun yaşadığı veya en azindan hayatlarinin bir bölümünü geçirdikleri şehir… Kanayan yürekler barındırıyorsun şimdi sen… Seni Harem saymış idik. Harem de kıtal helal değildi… Oysa her gelen bir mezbaha izi bıraktı üzerinde. Romalı putperestler nefisleri için yağmaladılar. Yahudileri hapsettiler.Haçlılar onları katlettiler… Ardından Siyonistler… Tek yürekleri dağıtmak üzere, ne kadar çaba sarf ediyorlar. Bilmiyorlar, İslam’ın kalbi atıyor üzerinde… Ahh.. diyorsun yine de içinden koparcasına: 

Şimdi kimsecikler varmaz yanıma 
Mü’minden yoksunum, tek ve tenhayım. 
Rüzgarlar silemez göz yaşlarımı 
Göllerde kayıp bir yetim vahayım. 

Ne söylesem, senin hüznünü dağıtmaya kafi gelmiyor. Burada, gaflet içinde kimileri… Kimileri sefalet. Senden bihaber veya seninle beraber, eli kolu bağlı kimileri… Uzanıp göz yaşını silecek elleri kesiyorlar.. Ya da kendini kandırıyor birileri… Duası olmayanlara duayı unutmayın diyorsun… Dualarla beraberlik diliyorsun… Göz yaşınla gönlümü deliyorsun… Ağlama Mescidim… Allah’ın var neyin yok ki? Allah’ı yok, neyi var ki? Sen ağlama, onlar ağlasın! ! 

Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde 
Götür müslümana selam diyordu 
Dayanamıyorum bu ayrılığa 
Kucaklasın beni İslam diyordu.*


Şerife Gül Özdemir 
Şiir: Akif İnan

“Yürü kardeşim
Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin”
— Nuri Pakdil

noktaadam:

Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde, Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu Varıp eşiğine alnımı koydum. Sanki bir yer altı nehir çağlıyordu. Ağlıyorsun… O taş duvarlar ağladıkça, bu ürkek yürekler kanıyor. Çığlıklar duyuluyor şehirden. Babasını ellerinden ve dünyasından söküp alırlarken ‘arün leküm(yazıklar olsun hepinize) ’ diyor bir küçük kız. Kulağımda yazıklar olsun nidası çınlıyor. Kızıla boyanıyor toprağın. Kudüs mahşer alanı! ..Sana çıkacak tüm yolların ucunu, hunharca bir çıkmaza düğümlediklerini izliyorum… Oysa sen, üç semavi dinin kutsal mekanındasın! Akıllara durgunluk veren bir mekan. Yahudilerin birçok mabed kurduğu, Hz. İsa’nın doğduğu, Arabistan’dan hiç çıkmadığı halde, Hz. Muhammed(sav) ‘in Miracın olduğu mekan! Nasıl kan toprakların? ! …Sitemlisin, dargınsın…Söyleniyorsun: Gözlerim yollarda bekler dururum. Nerede kardeşlerin diyordu bir ses İlk kıblesi benim ulu Nebi’nin Unuttu mu bunu acaba herkes? Ruhum kamburlaşıyor. Utanıyorum yüzüne bakmaya… Bu sitem rüzgara yazıyor kendini. Rüzgar uğrak veriyor her kente… Bekliyorsun, beklediğini haber veriyorsun… Birden kapım çalınıyor: ’ Yüceliğinde sınır olmayan O (Allah) ki, kulunu geceleyin, kendisine bazı alametlerimizi göstermek için(Mekke’deki) Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götürdü…’ (isra,1) İki mukaddes mekan arasındaki bir rabıtadan bahsediyor.Mescid-i Aksa! Mekke’nin ‘Mescid’ olmasi gibi ‘Mescid’. Yani secde edenlerin kiblesi.Titriyorum… Aksa! Yani Mekke’den en uzaktaki Mescid. Unutulmadın diyorum. Unutulmuyorsun…Sen, üzerinde iğreti de dursa bir tebessümle devam ediyorsun: Hani o günler ki binlerce mü’min Tek yürek halinde bana koşardı Hemşehrim nebiler hatrı için Cevaba erişen dualar vardı. Hala dualar var… Açık avuçlar, yaşlı gözler ve yıkık dökük cümlelerle… Nebiler diyarına dualar gönderiliyor sağnak sağnak! ? Yüce Allah’in insanlari dogru yola iletmeleri üzere görevlendirdigi peygamberlerin birçogunun yaşadığı veya en azindan hayatlarinin bir bölümünü geçirdikleri şehir… Kanayan yürekler barındırıyorsun şimdi sen… Seni Harem saymış idik. Harem de kıtal helal değildi… Oysa her gelen bir mezbaha izi bıraktı üzerinde. Romalı putperestler nefisleri için yağmaladılar. Yahudileri hapsettiler.Haçlılar onları katlettiler… Ardından Siyonistler… Tek yürekleri dağıtmak üzere, ne kadar çaba sarf ediyorlar. Bilmiyorlar, İslam’ın kalbi atıyor üzerinde… Ahh.. diyorsun yine de içinden koparcasına: Şimdi kimsecikler varmaz yanıma Mü’minden yoksunum, tek ve tenhayım. Rüzgarlar silemez göz yaşlarımı Göllerde kayıp bir yetim vahayım. Ne söylesem, senin hüznünü dağıtmaya kafi gelmiyor. Burada, gaflet içinde kimileri… Kimileri sefalet. Senden bihaber veya seninle beraber, eli kolu bağlı kimileri… Uzanıp göz yaşını silecek elleri kesiyorlar.. Ya da kendini kandırıyor birileri… Duası olmayanlara duayı unutmayın diyorsun… Dualarla beraberlik diliyorsun… Göz yaşınla gönlümü deliyorsun… Ağlama Mescidim… Allah’ın var neyin yok ki? Allah’ı yok, neyi var ki? Sen ağlama, onlar ağlasın! ! Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde Götür müslümana selam diyordu Dayanamıyorum bu ayrılığa Kucaklasın beni İslam diyordu.* Şerife Gül Özdemir Şiir: Akif İnan

“Yürü kardeşim

Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin”

— Nuri Pakdil

Batıya baka baka boynu tutulanlar Türkiye’ye kıble göstermeye çalışıyorlar…nafile

Bir kelebek ağrısıydı,
Vakit dardı, mevsim hicazdı.
Yetişmem gereken bir ölüm, kaçmam gereken bir hayat vardı…
Birhan Keskin (via fanidunya)

Gençlik zamânında dînin emirlerine uymak, dünyâ ve âhiret nîmetlerinin en üstünüdür.

HELAL DAİRESİ KEYFE KAFİDİR!!!

İmam Rabbani

(via dindargenclik)

En hayırlı genç odur ki, ihtiyar gibi ölümü düşünüp âhiretine çalışarak, gençlik hevesâtına esir olmayıp gaflette boğulmayandır. Ve ihtiyarlarınızın en kötüsü odur ki, gaflette ve hevesatta gençlere benzemek ister, çocukçasına hevesât-ı nefsâniyeye tâbi olur.

Ankara'ya gelsem mi gelmesem mi? :D

Ankara garip biryer sevmezsin özlersin
Pek bi özelliği cazibesi olan yer değil ama bir an evvel geri gelmek istersin.
Gündüz ve Yazları yanar Geceleri ve kışın donarsın ama yine de AnGara dersin

Nereden çıktı bu anonim ?!
Anonim

Bilmem ona Soralım en iyisi